2.2.Kütahya Tarihçesi

Kütahya, uygarlık tarihinde önemli yere sahip olan birçok ilk çağ medeniyetine ev sahipliği yapmış, yaklaşık sekiz bin yıllık  imparatorluklar  şehridir.  Roma İmparatorluğu’nun önemli şehirlerinden biri olan ve bu imparatorluğun parçalanmasıyla da Bizans’ın bir parçası haline gelen Kütahya,  Anadolu  Selçuklularının  kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah’ın kardeşi Melik Mansur’un 1074 yılında şehri fethetmesiyle Anadolu Selçuklularının egemenliğine girmiştir. Bundan sonra bir uç şehri hüviyetine bürünen Kütahya 13. yüzyılın sonlarından itibaren kendisiyle özdeşleşen Germiyanoğluları Beyliği’nin merkezi olmuştur. 1429’da 2. Yakup Bey’in vefatından sonra şehir Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Kütahya ilk zamanlar sancak merkeziyken 1451’de Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışına kadar imparatorluğu oluşturan 34 beylerbeyliği içinde Rumeli Beylerbeyliğinden sonra en önde gelen Anadolu Beylerbeyliğine merkez olmuş ve Cumhuriyet Dönemi’nin başlangıcında da milli varoluş mücadelesine şahitlik etmiştir. Eskişehir – Dumlupınar Muharebeleri bu coğrafyada cereyan etmiştir. Kültürel özelliklerine bakıldığında “ateşte açan çiçek” olarak tasvir edilen çinisiyle dünyaca meşhur olan Kütahya’da dünyadaki ilk ve tek Çini Müzesi bulunmaktadır.

13 Temmuz 1766’da çini işçileriyle tarihte bilinen en eski toplu iş sözleşmesi bu şehirde imzalanmıştır. Aizonai Antik Kenti dünyanın ilk borsasına ev sahipliği yapmıştır. Zeus Tapınakları içinde dünyada en sağlam korunmuş tapınak da bu antik kentte bulunmaktadır. Osmanlı coğrafyasını baştanbaşa gezen ve Seyahatname gibi bir  eser  bırakan Evliya Çelebi’nin Kütahyalı olduğu söylenmektedir.  Turizm  açısından  bakıldığında, Frigya Vadisi ilde önem arz eden diğer bir yerdir. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi ve onun nenesi Hayme Ana adına yapılmış  anıtlar  ve başkumandanlık Tarihi Milli Parkı ise kentte milli duygulara hitab eden tarihi ve turistlik yerlerdendir.

Kütahya, Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2015 yılı için yayınladığı yaşam endeksi verilerine göre 4. sırada yer almaktadır. TÜİK’in nüfus kayıt sistemi  verilerine  göre  Kütahya  nüfusu  571.804  kişi  yaşamaktadır.  Kütahya  genç  nüfusun  yoğun  olduğu  bir il olma özelliğindedir. Kültür şehri olmasıyla birlikte 18 kütüphane, 3 müze, 9  sinema,  1 tiyatro sahnesi, 1 bölgesel alışveriş merkezi, çok sayıda spor merkezine  sahiptir. Kütahya’nın simgesi ve onu bütün dünyaya tanıtan “çinicilik” bu ilin en önemli sanat dalı olmasının yanı sıra, halkın önemli bir geçim kaynağı olma özelliği de taşımaktadır. Çinicilikle paralel olarak gelişen seramiğin yanı sıra halı  ve  kilim  dokumacılığı  da öne çıkan el sanatları arasında yer almaktadır. Saray halıları adıyla anılan ve Osmanlıların en parlak döneminde üretilen Simav halıları, genellikle yaprak ve çiçek motifleriyle  bezenmiştir. Günümüzde daha çok Gediz ve Şaphane'de sürdürülen el dokumacılığında yalnızca bez üretilmektedir. Yine yöreye özgü yörük halıları, Aslanapa ilçesinin Bayramşah köyünde dokunmaktadır. Kütahya, Germiyan Beyliği ve Osmanlı saray giysilerinin etkisi altında kalmıştır. Anadolu'da düğün giysisi olarak bir veya iki çeşit giysi  varken,  Kütahya'da Bindallı, Yolaklı, Dallı, Eğrimli, Çatkılı, Tefebaşı gibi pek çok çeşitleri bulunmaktadır. Kütahya’da ayrıca elmas ve gümüş işlemeciliği ile oya işlemeciliği de geleneksel el sanatları arasında varlığını  sürdürmektedir.